Pek kitap okuma alışkanlığım olmamasına rağmen arada bir de olsa ben de kitap oluyorum. En son okuduğum kitaptan bikaç bölüm paylaşmak istiyorum.
Seni seviyorum ve sen hürsün
Seni seviyorum. Bu, seni mülk edindiğim ayada mülk edinmek istediğim anlamına gelmiyor. Senin mülkün olduğum ya da bunu istediğim anlamına da gelmiyor.
Seni sevmekle hürriyetimin niteliğinin değiştiği yalan değil, yanlış da değil. Yinede seninle özdeşleştiğim ya da senin benimle özdeşleşmeni istediğim iddia edilemez.
Seni seviyorum ve sen hürsün. Çünkü aramızdaki mülkiyet ilişkisi değil.Seni sen olarak; kendi halinde, siyasi ve sosyal müstakil bir insan olarak seviyorum. Seni dönüştürerek, tahrif ederek, iğdiş ederek, köleleştirerek sevmiyorum.
Seni seviyorum. Bir ayet bilip okumaya çalışıyorum. Bir çiçek bilip kokluyorum. Yüce dosttan bir hediye bilip bağrıma basıyorum. Seni özlüyorum, istiyorum.
Bir zamanlar bir arkadaşım “Ben bir insanı her şeyiyle sevmeyi seviyorum: Zaaflarıyla, eksik yönleriyle, dişlerindeki çürüklerle.” Demişti. Ben seni öyle seviyorum. O ki senden geliyor; tembelliklerini, kızmanı, nazını da seviyorum.
Bu bir oyunsa, iki kişilik bir oyun. Tahtırevalli gibi… Oyunun devam edebilmesi için, ağırlıklarımız üç aşağı beş yukarı denk olmalı. Ben tahtanın diğer ucuna bir çuval bağlayarak oynamaktan ya da bilgisayarla satranç oynamaktan hiç zevk almıyorum. Hiç oynadın mı sen bilgisayarla? Bilgisayarla oynamayı sevmem, çünkü zaafları yoktur, kurnazlık bilmez, dikkati dağılmaz…
Sevgi ve saygı insanlar arasındaki pozitif ilişki biçimidir. Sevgi ve saygı demekle aynı madalyonun iki yüzüne işaret etmiş oluruz. Biri olmadan öteki tasavvur olunamaz çünkü… Biri yoksa diğeri de yoktur, biri varsa ikizi de var.
İnsanla eşya arasındaki, eşya üzerinde tasarruf yetkisi veren ve üçüncü şahıslara karşı dermeyan olunabilen ilişki biçimine ayni hak adını veriyor hukukçular. Bu hakkın tam olamsı durumu mülkiyet.
Seni seviyorum derken insanların çoğunun söylediğinden farklı şeyleri kastediyorum işte… Sana saygı duyuyorum da demiş oluyorum. Aramızdaki ilişki iki insan arasındaki pozitif ilişki biçimidir demiş oluyorum. Sana mecbur olmadığım halde seni bekliyorum; sen de bana mecbur olmadığın halde beni bekliyorsun demiş oluyorum…
Seni seviyorum ve sen hürsün. Çünkü “Köle sahipleri özgür olamazlar.” Ben hürüm ve seni seviyorum.
Cennetim Olur musun?
elini tutsam, dünyanın öbür ucuna benimle gelir misin? bekle desem, dünyanın bir ucunda beni bekler misin?
denizimde fırtınalar çıktığında limanım olur musun? karanlık bastırdığında deniz fenerim, hava açınca yıldızlarım olur musun; bulutlar göğü kapladığında pusulam?
mihengim, turnusol kağıdım olur musun? yüreğimin suyu bulandıkça onu durultacak iksirim?
kapılar kapandığında kapım, yollar aşındığı vakit yolum, saklanmak istesem duvarım olur musun?özgürlüğüm ve mapushanem?
üşürsem evim olur musun? yorganım, ana kucağım? Çölümde vaha olur musun? vahamda hurma ağacım?
dağın tavşanı, çölün ceylanı, gecenin hayalleri bağrına bastığı gibi beni bağrına basar mısın? şak şak yarılsa bile gökten umudunu kesmeyen kıraç tarlalar gibi umut bağlar mısın bana? Gitmek istersem kanatlarım olur musun? kalkmak istersem ayağımda prangam?
hurilerim olur musun? kudret helvam ve bıldırcınım? Soğanda sarımsakta gözüm yok, tih çölü sürgününde gözüm yok. ateş almaya gidersem, kırk vakit sonra dönsem bile aynı yerde beni bekliyor olur musun?
kavmim beni terk ederse ve ben kavmimden kaçarsam, bir kez arkana bakmadan arkamdan gelir misin?
ot bitmeyen bir vadide yalnızca Allah?a emanet edip gidersem, sende beni kınamaksızın O?na güvenir ve sa?y eder misin?
ümidimi kaybettiğim anda ümidim, neş?emi kaybettiğim zamanlarda çoşkum, kalbim işgale uğrarsa halaskârım ve rehberim olur musun?
arkadaşım, yoldaşım, sırdaşım, enîsim, huzûrum, sürûrum, nûrum, nîmetim, cennetim olur musun?